Ülkemizin ihracat hacmi bazında en büyük “müşterisi”, ayrıca aday ülke olarak taahhütler verdiğimiz muhatabımız, Avrupa Birliği’dir. Birlik, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile yeşil dönüşümün çerçevesini net olarak çizdi ve uygulamalar hızla devam ediyor. Bununla birlikte Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans’ın, Ocak ayındaki konuşmasındaki bir sözü konuyu hem biz hem de AB açısından net olarak özetledi: “Sınırda Karbon Gümrük Vergisi bizim için ölüm-kalım meselesidir.” Yapılan araştırmalarsa bu uygulamanın ülkemize yılda 2 milyar ABD doları dolaylarında ek yük getirebileceğini gösteriyor! Her ne kadar tek başına yeterli olmasa da çatı üzeri güneş enerji santralları (Çatı GES) sanayicilerimiz için öncü bir kalkan niteliğinde olacaktır. Çatı GES’lerin yatırımcısına sağladığı enerjide bağımsızlık, elektrik fiyat artışlarından etkilenmemek ve kısa amortisman gibi faydalarının yanında, artık “karbonsuzlaşmaya ilk adım” faydası da tartışılmaz hale geldi. Cazip kredi-finansman seçenekleri ve kolaylaştırılmış yasal mevzuatlar sayesinde, kendini 4-5 yılda amorti edebilen Çatı GES’lere elektrik faturası öder gibi sahip olmak çok kolaylaştı. Akabinde güneşte elde edilen temiz enerji ve engellenen CO2, doğru yöntemlerle belgelenebilir ve ilgili kurumlar karşısında bir anahtar olarak kullanılabilir. Elbette bu yöntem tek başına yeterli değil! Atık yönetimi, su tasarrufu, üretimde ve enerji tüketiminde verimlilik ile dijital dönüşüm gibi alanlarda da hızla adımlar atılması gerekecektir.

  • Özgür SARPDAĞ,
    OzEnergy Yönetim Kurulu Başkanı,
    CEO