Geçmişte yaşanan salgın benzeri sağlık sorunları ya da sosyo-ekonomik krizlere baktığımızda, devletler ekonomik toparlanmanın bir ölçütü olarak petrol, gaz gibi fosil yakıtların ve enerjinin fiyatlarını önceliğe alan yöntemler benimsemişlerdir. Elbette bunun arka planında petrol, gaz ve enerji fiyatlarını kontrol altında tutabilmek ve bu yolla üretimi desteklemek hedefi yatmaktadır. Ancak durum bu kez çok daha farklı ve karmaşık! Ülkelerin kendi bağımsız krizlerinden farklı olarak tüm dünyayı etkileyen küresel bir ekonomik durgunluk ve yönetilmesi zor bir nüfus artışı, her gün başka bir noktada patlak veren çevre felaketleri ve ‘karbonsuzlaşma için son çıkış sinyali veren dev bir iklim krizi karşı karşıyayız.

Neyse ki dünyanın farklı kıtalarında iklim krizi ile ilgili sesler artık daha çok çıkmaya başladı ve devletlerin konuya ilgisi giderek artıyor. Ülkeler yenilenebilir enerjiye geçişin dünyamız için kritik öneminin farkına varmaya başlarken, bir yandan bunun yeni bir ekonomik toparlanma fırsatı olduğunu fark ettiler. Örneğin, Avrupa Birliği (AB) Yeşil Mutabakat’ı tanımlarken net olarak bunun aynı zamanda bir kalkınma planı olduğunun altını defalarca çizdi.

Dünya salgının ve iklim krizinin pençesindeyken yaşanan bu gelişmeler sayesinde bir gözünü de Hidrojen’e (özellikle Yeşil Hidrojen’e) çevirmekte geç kalmadı. Örneğin AB karantina sonrası ilk günlerde karbonsuz bir Avrupa için Hidrojen Stratejisi’ni açıkladı. AB’nin 2050’ye kadar gerçekleştirmeyi hedeflediği enerji dönüşüm planı çerçevesinde ihtiyaç duyulan kapasitenin sağlanabilmesi için, kamu ve özel sektörün 180-470 milyar EURO yatırım yapacağını öngörüyor!

Yaşanan küresel ekonomik durgunluğa rağmen Yeşil Hidrojen ile ilgili destekler sadece AB’de değil elbette; Çin, Güney Kore, Avustralya ve Japonya gibi ülkeler de yeni politikalar ve destekler açıkladılar.

Görüleceği üzere Yeşil Hidrojen’in enerjinin geleceğinde çok önemli roller üstleneceği aşikâr. Bunun bazı sebeplerine kısaca değinecek olursak;

Yenilenebilir Enerji
Ülkemizde yapılan Yenilenebilir Kaynak Alanları (YEKA) yarışmalarının dünyadaki en güncel örneği olduğu üzere; yenilenebilir kaynaklardan enerji üretiminin maliyetleri hızlı bir şekilde düşmeye devam ediyor. Bununla birlikte enerji depolama sistemleri de benzer şekilde her geçen gün ucuzluyor. Bu düşüş doğal olarak Yeşil Hidrojen üretimine teşvik olarak yansıyor ve bütünleşik proje geliştirme çalışmaları hızla artıyor.

Lojistik ve Ulaşımın Karbonsuzlaşma Mecburiyeti
Yeşil Hidrojen tır, tren, gemi, uçak ya da madencilik makinaları gibi emisyon yoğun araçlar için ‘karbonsuzlaşma’ yolunda oldukça cazip fırsatlar sunuyor.

Endüstrinin Karbonsuzlaşma Mecburiyeti
Çimento, cam ve çelik üretimi gibi ağır sanayi ile petrol rafinerileri gibi tesislerde kullanımı yoğun olan Hidrojen’in hızla daha temiz kaynaklara dönüşmesi bir zorunluluktur. Örneğin, ülkemizin de direkt muhatap olacağı AB’nin sınırda karbon gümrük vergisi, üreticilerin gelecekteki maliyet kalemlerinden birisi olacaktır.

Yukarıda kısaca değinilen faktörlerin yanında Yeşil Hidrojen’in enerji bağımsızlığındaki rolü, yeni bir emtia olarak değerlendirilmesi, arz devamlılığı konusundaki avantajları, daha az speküle edilebilir olması, modüler üretim yöntemleri ile üretilebilir olması ve depolanabilirlik özelliği gibi özellikleri Yeşil Hidrojen’i tereddütsüz olarak ön plana çıkarmaktadır.

Tüm bu faktörleri ve gelişmeleri, bugün yaşadığımız salgın şartlarında tekrar gözden geçirmemiz bir zorunluluktur. Özellikle enerji sektörüne ve bağlı endüstrilere bu gözle bakıldığında, gelecekte yaşanacak benzer krizlerde, yenilenebilir enerji yoğunluğu fazla ve Hidrojen’i endüstrisine entegre etmiş ülkeler krizlerden en az etkilenen ülkeler olacaktır.

Son söz olarak; salgınlar ile sosyo-ekonomik krizler kadar iklim krizi de gerçek ve dünya neslinin geleceğini tehdit ediyor. Küresel çapta tedbirler alınmaz ve uygulamalarda geç kalınırsa, hayal ettiğimizin ötesinde bir iklim krizi bizi bekliyor. Çare verimlilik, dönüşüm, sürdürülebilir iş modelleri ve yenilenebilir enerjide!

Özgür SARPDAĞ,
OzEnergy Yönetim Kurulu Başkanı,
CEO

Similar Posts